Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eleştirel Pedagojinin Vaadi / Henry A. Giroux

Eleştirel pedagoji, etik bir referanstır ve eğitimcilere, ailelere, öğrencilere ve diğerlerine, öğretmenin master testlerine ya da düşük düzeyli iş becerileri edinmeye  indirgenmediği, aklın, anlamanın, diyaloğun ve eleştirel sorumluluğun tüm öğretim üyeleri ve öğrenciler açısından ulaşılabilir olduğu bir yer olarak, demokratik bir kamusal olarak kamusal eğitimi yeniden kazanmaları için bir eylem çağrısıdır. Kamusal eğitim, bu anlamda, muhakeme özerkliğinin ve eylem özgürlüğünün eşitlik, özgürlük, adalet gibi demokratik gerekliliklerle biçimlendiği koşulları korumak ve genişletmek için sürekli bir mücadele alanıdır. (Kalkedon Yayınları, 2008)
En son yayınlar

ÖZGÜRLEŞTİRİCİ BİR EĞİTİM ARAYIŞI: ELEŞTİREL PEDAGOJİ OKULU1

A Search for an Emancipatory Education: The Critical Pedagogy School


Nuran Aytemur Sağıroğlu ( Abant İzzet Baysal Üniversitesi, İİBF, Kamu Yönetimi, Yrd. Doç. Dr.,
aytemur_n@ibu.edu.tr)


"Eğitim Bilim Toplum Dergisi / Cilt:6 Say›: 24 Güz: 2008 Sayfa:50-61
Education Science Society Journal / Volume:6 Issue: 24 Autumn: 2008 Page:50-61"


Özet Neo-liberal politikalarla birlikte, bireylerin kendilerini geliştirmesi açısından temel insan haklarından biri olarak kabul edilmiş olan ve devlet eliyle düzenlenip kamusal kaynaklarla finanse edilen bir hizmet olagelen eğitimin anlam, içerik ve sunumunda önemli değişimler gerçekleşmektedir. Toplumsal ve siyasal olanın piyasa mantığı içinde tanımlandığı neo-liberal politikalarla eğitim bir kamu hizmeti olmaktan çıkarılıp piyasaya terk edilmeye çalışılmakta, eğitim yöntem ve içeriğinin belirlenmesinde (“toplumsal yararlılık” ilkesi göz ardı edilerek) piyasanın ihtiyaçlarının hesaba katılması gerekliliğine işaret edilmektedir. Bu çalışmada, eğ…

"Demokrasi ve Eğitim"- Noam Chomsky

Demokrasi ve Eğitim*


Noam Chomsky


Laloya Üniversitesi Konuşması, Ekim 1994


Bana önerilen ve benim de konuşmayı memnuniyetle kabul ettiğim başlık “Demokrasi ve Eğitim”dir. Demokrasi ve eğitim ifadesi geçen yüzyılın seçkin düşünürlerinden birinin hayatı, eserleri ve düşüncelerini akla getiriyor hemen: hayatının ve düşüncelerinin büyük bölümünü bu meseleler dizisine adamış olan John Dewey’i. Sanırım burada ona özel bir ilgim olduğunu itiraf etmem gerekiyor. Çok çeşitli nedenlerden dolayı, onun düşüncelerinin çocukluk yıllarımdan beri –hatta, burada değinmeyeceğim ama gerçekten varolan birçok nedenden dolayı, iki yaşımdan beri- benim üzerimde çok güçlü bir etkisi olmuştur. Dewey, hayatının büyük bölümünde, anaokulu eğitimindeki reformların sosyal değişim için başlı başına önemli bir araç olduğunu (ancak daha sonraları bu konuda daha şüpheci davranmıştır); bu reformların, daha adil ve özgür bir toplumun yolunu açabileceğini ve kendi tabiriyle “üretimin nihai amacının mal üretmek değil, birbi…